ABD'de bir camiye ilk defa mahya asılacak Merter Platformu Yüzlerce Kütüphane Oluşturma Hedefi Koydu ABD'de öldürülen 3 Müslüman genç defnedildi Neden susuyorsun Cinayetin nedeni "park sorunu"ndan fazlası Katar: Hamas bir terör örgütü değil Gazze'de İsrail karşıtı gösteri İranlı Sünni Alim: Sünnileri devrim kutlamalarına katılmaya çağırdı Görmez: Camilerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz Hasan El Benna'nın torunu: Teslim etmeyin idam edecekler Ahmedinejad: Türkiye ve İran el ele vermesi gerekir ABD'de 3 Müslüman genç öldürüldü

Bediüzzaman'ın birliği koruma tembihleri

Ahmet Şahin'in yazısı:

Haricî tehlike varken dahilî adaveti bırakmak gerek!

Bir okuyucum: "Bediüzzaman Hazretleri’nin birlik beraberliğimizi koruma konusunda önemli tembihlerde bulunduğu bir yazısını gönderiyorum.” demiş ve "Köşenizde bu kardeşlik yaklaşımlarını okuyabilirsek birlik beraberliğimizi koruma hassasiyetlerimizin daha da artacağını ümit ediyorum.” diye de eklemiş.

Bediüzzaman Hazretleri’nin "Harici tehlike varken dahili adaveti bırakmak gerek!” konulu bu yazısında önce ihlas örnekleri dikkate verilmiş, sonra da birlik beraberlik ölçüleri sıralanarak önemli uyarılarda bulunulmuştur. Faydalı olacağı ümidiyle birlikte okuyoruz ihlas örnekleri ile birlik beraberlik uyarılarını.       

***

 1- Câ-yı ibret bir ihlas hadisesi: Bir vakit, İmam-ı Ali (radıyallahü anhü) bir kâfiri yere atmış, kılıcını çekip keseceği zaman o kâfir ona tükürmüş. O da, bu defa kâfiri bırakmış, kesmemiş. Kâfir ona hayretle sormuş: "Neden beni kesmedin?” İmam-ı Ali cevaben: "Seni demiş Allah için kesecektim. Fakat bana tükürdün; hiddete geldim. Nefsimin hissesi karıştığı için ihlâsım zedelendi. Onun için seni bıraktım.” Bu defa kâfir, ona demiş: "Beni çabuk kesmen için seni hiddete getirmekti maksadım. Madem dininiz bu derece sâfi ve hâlistir; o din haktır!” deyip iman etme gereği duymuş.

2- Medar-ı dikkat bir başka vakıa: Bir zaman bir hâkim bir hırsızın elini kestiği vakit eser-i hiddet gösterdiği için, ona dikkat eden âdil âmiri onu vazifeden azletmiş. Çünkü demiş, şeriat namına, kanun-u İlâhî hesabına kesseydi, nefsi ona acıyacaktı. Ve kalbi hiddet etmeyip, fakat merhamet de etmeyecek bir tarzda kesecekti. Demek, nefsine o hükümden bir hisse çıkardığı için, adaletli -ihlaslı- iş yapmamıştır.

3- Câ-yı teessüf bir hâlet-i içtimaiye ve kalb-i İslâm’ı ağlatacak müthiş bir toplumsal ayrılıklar hastalığı:

- "Haricî düşmanların ortaya çıkıp hücuma geçmesi durumunda dahilî düşmanlıkları unutmak ve bırakmak” olan bir maslahat-ı içtimaiyeyi en bedevî kavimler dahi fark edip birleştikleri hâlde, şu cemaat-i İslâmiye’ye hizmeti dâvâ edenlere ne olmuş ki, birbiri arkasında tehacüm vaziyetini alan hadsiz düşmanlar varken, cüz’î adâvetleri unutmayıp düşmanların hücumuna zemin hazırlayan ayrılıklarını sürdürüyorlar?.. İşte bunca tehlikeye rağmen bu dahili adavetleri bırakmama hâli bir sukuttur, bir vahşettir, hayat-ı içtimaiye-i İslâmiye’ye bir hıyanettir.

 4- Medar-i ibret bir hikâye: Bedevî (Arap) aşiretlerinden Hasenan aşiretinde birbirine düşman iki kabile varmış. Birbirinden, belki elliden fazla adam öldürdükleri hâlde, bir başka düşman kabile karşılarına çıktığı vakit, eski adâveti unutup, omuz omuza verip, o haricî düşmanı def edinceye kadar dahilî adâveti hatırlarına getirmezler, birlik beraberliklerini koruma gayretine girerlermiş...

5- İşte, ey mü’minler! Ehl-i iman aşiretine karşı tecavüz vaziyetini almış ne kadar aşiret hükmünde düşmanlar olduğunu bilir misiniz? Birbiri içindeki daireler gibi yüz daireden fazla düşmanlarınız vardır. Her birisine karşı dayanışmaya girerek el ele verip müdafaa vaziyeti almaya mecburken, onların hücumunu kolaylaştırıp harîm-i İslâm’a girmeleri için kapıları açmak hükmünde olan aranızda garazkârâne tarafgirlik ve adâvetkârâne inadı sürdürmek ehl-i imana yakışır mı?..

 6– Ey mümin, bütün bunlara karşı senin kuvvetli silâhın ve siperin ve kalen, İslam kardeşliğidir!.. Bu kale-i İslâmiye’yi küçük düşmanlıklarla ve bahanelerle sarsmak, ne kadar hilâf-ı vicdan ve ne kadar hilâf-ı maslahat-ı İslâmiye olduğunu bil, ayıl!..

7- Ey ehl-i iman! Zillet içinde esaret altına girmemek isterseniz, aklınızı başınıza alınız. İhtilâfınızdan istifade eden zalimlere karşı "Müminler kardeştir” kutsi kalesi içine giriniz, birliğinizi koruyunuz!.. Yoksa, ne hayatınızı muhafaza ve ne de hukukunuzu müdafaa edebilirsiniz. Malûmdur ki, iki kahraman birbiriyle boğuşurken, bir çocuk ikisini de dövebilir. Bir terazide iki dağ birbirine karşı tartışırken bir küçük taş, dengeyi bozup ikisiyle de oynayabilir; birini yukarı, birini aşağı indirir.” Sözün özü:

- Harici tehlike varken dahili ihtilaflarınızı bırakın; birlik beraberliğinizi korumaya bakın!..

Not: Ehl-i imanı uhuvvet ve muhabbete davet eden 22. Mektup’tan özetlenmiştir.

Zaman

2012-11-06 02:37:31
  • Ziyaret: 52105
  • (Suanki Oy 0.0/5 Yildiz) Toplam Oy: 0
  • 0 0