ABD'de bir camiye ilk defa mahya asılacak Merter Platformu Yüzlerce Kütüphane Oluşturma Hedefi Koydu ABD'de öldürülen 3 Müslüman genç defnedildi Neden susuyorsun Cinayetin nedeni "park sorunu"ndan fazlası Katar: Hamas bir terör örgütü değil Gazze'de İsrail karşıtı gösteri İranlı Sünni Alim: Sünnileri devrim kutlamalarına katılmaya çağırdı Görmez: Camilerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz Hasan El Benna'nın torunu: Teslim etmeyin idam edecekler Ahmedinejad: Türkiye ve İran el ele vermesi gerekir ABD'de 3 Müslüman genç öldürüldü

Peygamberler ve sahabeler şehri Diyarbakır

Diyarbakır, aslında peygamber ve sahabilerin şehri olma özelliğiyle inanç turizminin gözde merkezlerinden biri

3 bin sene önce yaşayan peygamberler Hazreti Zülkifl ve Hazreti Elyasa’nın naaşlarını çürümeden bağrında saklayan Diyarbakır, aynı zamanda 500’ün üzerinde sahabe kabrine ev sahipliği yapıyor. İslami ilimlerin yeşerdiği kentlerden biri olarak da tarih boyunca konumunu muafaza eden Diyarbakır, bu kente sahip olmak isteyen milletlerin bölgeye taşıdığı medeniyetlerin bir arada barındıran bir merkez. Ancak terör belasından dolayı sık sık olumsuzluklarla gündeme gelen Diyarbakır’ın bu özellikleri maalesef gölgede kalıyor. Diyarbakır Medfun Peygamberler ve Sahabeler Tanıtım Derneği Başkanı Abdulkadir Arslanoğlu, Diyarbakır’ın bağrında sakladığı manevi dinamiklerin yeterince ilgi görmemesinden şikayetçi. Abdulkadir Arslanoğlu, Diyarbakır’ın İslam alemindeki önemini Akit’e anlattı.

AMACIMIZ DİYARBAKIR’IN MANEVİ YÖNÜNÜ ANLATMAK

Diyarbakır Medfun Peygamberler ve Sahabeler Tanıtım Derneği’nin 2012 yılında kurulduğunu belirten Başkanı Abdulkadir Arslanoğlu, amaçlarının Diyarbakır’da yatan sahabelerin ve peygamberlerin varlığından başta Diyarbakır halkı olmak üzere bütün Türkiye ve dünyayı haberdar etmek olduğunu vurguladı. Arslanoğlu, "İsimleri Kuran’da geçen 27 peygamberden 2’sinin yan yana defnedildiği tek yer Diyarbakır’dır. Bu peygamberler Zülkifl ve Elyasa (a.s.)’dır. Bu peygamberlerin kabirleri Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde 2 dağın arasında bulunuyor. 1995 yılında isimleri Kur’an’da geçen bu iki peygamberin kabrinin bulunduğu yer, Dicle Barajı’nın suları altında kalma ile karşı karşıyaydı. Bunun üzerine 1995’te Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın işbirliğiyle 9 kişilik yeminli bir heyet oluşturuldu. Bu yeminli heyetin görevi 3 bin küsur yıllık bu peygamberlerin kabirlerini açmak ve naaşlarını başka bir yere nakil etmekti. Bu sayede bu peygamberlerin kabirleri sular altında kalmayacaktı. Bu 9 kişilik heyet peygamberler kabirlerini açarak 3 bin yıllık peygamber naaşlarının çürümediğini, cesetlerin daha taze olduğunu beşer gözüyle gördüler. Bu İslam alemini yerinden oynatacak bir hadisedir” şeklinde konuştu.

PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN HADİSİNİN İSPATI

Bugüne kadar yeryüzünde hiçbir peygamber kabrinin açılmadığına dikkat çeken Arslanoğlu, öyle bir örneğin olmadığını ve hiçbir kaynakta böyle bir belgeye rastlanılamayacağını vurguladı. Peygamberlerin naaşlarının bulunduğunda çürümemiş olmasına vurgu yapan Arslanoğlu, "Hazreti Peygamber (s.a.v.) Efendimiz 15 asır önce şöyle bir hadiste bulunmuştur; ‘Allah toprağa, peygamberlerin ve şehitlerin naaşını çürütmeyi haram kılmıştır.’ Yani toprak peygamberlerin ve şehitlerin cesedini çürütemez. Allah onu ona haram kılmıştır. Hazreti Peygamber (s.a.v.)’in 15 asır önce zikrettiği bu hadis 15 asır sonra dünyada ilk defa Diyarbakır’da ortaya çıkmıştır. Burada Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadisinin tahakkuk etmiş olması başlı başına bir mucize örneğidir. Dolayısıyla bu peygamberlerin Diyarbakır’da var oldukları, naaşlarının böyle mucizevi bir şekilde müşahede edilmeleri dünyada bir ilk olmaları bakımından ve nadir rastlanan bir hadise olmaları bakımından önemlidir. Molla Ömer Kalkan, Molla Mahmut Laçin, Müftü Ekrem Abbasioğlu bu naaşları gören kişilerdir” dedi.

HZ. ÖMER DİYARBAKIR’I FETHEDERKEN 500 SAHABE ŞEHİD OLDU

Diyarbakır’ın fethinin bizzat Hz. Ömer (r.a.)’ın hilafeti döneminde İslam orduları baş komutanı Halid Bin Velid ve İyad Bin Ganem komutasındaki ordu tarafından gerçekleştirildiğini hatırlatan Arslanoğlu, şunları kaydetti: "Fetih esnasında şehid düşen sahabeler vardır. Fetihten sonra oradaki tebaayı şereflendirmek için 500’ün üzerinde sahabe vardır ki hepsi Diyarbakır’da şehid olmuşlardır. Bunların hepsinin kabirleri Diyarbakır sokaklarının çeşitli noktalarında bulunuyor. Dolayısıyla Diyarbakır’ın bir peygamberler ve sahabeler şehri olduğu bilgisi bu şekilde teyit edilmiştir.”

Yeni Akit
2012-11-20 11:42:14
  • Ziyaret: 91868
  • (Suanki Oy 0.0/5 Yildiz) Toplam Oy: 0
  • 0 0