ABD'de bir camiye ilk defa mahya asılacak Merter Platformu Yüzlerce Kütüphane Oluşturma Hedefi Koydu ABD'de öldürülen 3 Müslüman genç defnedildi Neden susuyorsun Cinayetin nedeni "park sorunu"ndan fazlası Katar: Hamas bir terör örgütü değil Gazze'de İsrail karşıtı gösteri İranlı Sünni Alim: Sünnileri devrim kutlamalarına katılmaya çağırdı Görmez: Camilerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz Hasan El Benna'nın torunu: Teslim etmeyin idam edecekler Ahmedinejad: Türkiye ve İran el ele vermesi gerekir ABD'de 3 Müslüman genç öldürüldü

Siyasetten sanata ne yapacağız bu dini?

Ömer Laçiner geçen ayın birikiminde "Alternatif Düşünebilmek" üzerine yazmış. Elbette bunun çok kolay olmadığını belirterek. Fakat Geziye haddinden fazla önem atfederek. Antonio Negri ile yapılan söyleşiye "Mücadelelerin Ontolojisi Çoğulcudur" başlığı uygun görülmüş. Negri bu söyleşisinde, röportajı yapan Eylem Canaslan'a "Müslüman mısınız?" diye sormuş. Canaslan ise "Müslüman bir aileden geliyorum" demiş, Çorum'dan geliyorum, der gibi! Negri ise Katolik bir aileden geldiğini söylemiş peşinden. Tabii şunun altını çizerek: Din özünde insan yaratıcılığı üzerinde olumsuz bir etki yapyor. Devam edelim:
"Genel olarak din, insanın kendisiyle ve başkalarıyla gerçekleştireceği en ufak deneyleri bile, en ufak yaratıcılığı bie engelleyen sürekli bir bariyerdi. Düşüncelerin ve davranışların üzerine inen demirden bir perdeydi. Ve bu da insanları birbirlerinden uzaklaştırıyordu. Bu sırada, ortak olan, gerçekten de bunun çok uzağındaydı..." Negri, dinin özgürleştirici ve dönüştürücü potansiyellerinin çok az olduğunu düşünüyor. Bu durum solun dinle ilişkisinin "özü"nü yansıtan uğraklardan birini çok açık bir biçimde gösteriyor aslında. Az kalsın "Kuran=Kapital" diyecek olanlar dikkatle okumalı bu satırları.
Ernesto Laclau'yla "Siyaset ve Bilinçdışı" üzerine yapılan söyleşiyi Jason Glynos, Yannis Stavrakis gerçekleştirmiş. Söyleşinin çevirmeni Mahir Kalaylıoğlu, "Althusser'den Laclau'ya Yerdeğiştirme, Yoğunlaştırma ve Çağırma" yazısında duygu ve popülist/politik akıl meselesini tartmış.
Cemal Bali Akal'ın "Ahlak ya da Giyotin" yazısı baştan sona ahlak ve hukuk konularında yaşanan dönüşümün "ibretlik" bir örneği. Acaba, Sade dostluğu yahut tensel hazlara düşkünlük üzerinden geliştirilen bir siyasallık olabilir mi? Cevabını merak edenler bu yazıyı mutlaka ama mutlaka okumalı.
Murat Belge'nin "Resim Sanatında Ayna" Nazan Aksoy'un "Sürgün Edebiyatı ve Mehmed Uzun" ve Barış Özkul'un "Dickens'ın Hard Times'ında Toplumsal Sınıfların Temsili: Korporatist Toplumun Güvencesi Olarak Hayırseverlik ve İşçi Sınıfı" başlıklı yazılar Birikim'i ağırlıklı olarak politika üzerinden sanata daha da yakınlaştırmış.
Tanıl Bora, Yozgat Blues filmini, yönetmen Mahmut Fazıl Coşkun'la enine boyuna konuşmuş. Söyleşinin başlığı dikkat çekici:"Ben 'Türkiye muhafazakarlaşıyor' yargısının bir klişe olduğunu düşünüyorum."
Bu cümlenin geçtiği kısımda şu vurgular öne çıkmakta: "Türkiye'nin muhafazakarlaşması aslında kendine özgü bir karakterde ortaya çıkıyor. Bu çok öngörülebilir bir şey de değil aslına bakarsanız. Mesela yaygın kanaate göre modern bir hayat süren insanların, aşk veya ilişki süreçlerinde öok muhafazakar tepkiler verebildiklerini görüyoruz. Diğer yandan daha muhafazakar muhitlerde yetişmiş bireylerin son derece şaşırtıcı davranışlar sergilemesi de mümkün. Taşranın merkeze yakınlaşması, ekonomik açıdanzenginleşmesi, ahlaki normları da dönüştürüyor. Eğlence ve tüketim kültürünü dönüştürerek kendi hayatına adapte ediyor. Dolayısıyla ben 'Türkiye muhafazakarlaşıyor" yargısının bir klişe olduğunu düşünüyorum. Evet, Türkiye'de birşeyler oluyor ama bunun sosyolojisi böyle klişelerden daha derinlikli cümlelere kurmayı gerektiriyor. Bu muhafazakârlık mesela doğrudan dindarlaşma şeklinde ortaya çıkmıyor. Başı örtülü kadınların davranışları da bundan on yıl öncesine benzemiyor. Muhafazakar erkeklerin de gündelik hayat tercihleri diğer keswimlere hayli yakınlaşmış durumda. Kamusal alanda görülen muhafazakarlaşma bir dindarlaşma değil, yeni taşranın şehirde farklı temsilleri görünür kılması gibi geliyor."
Yaşanan dönüşümü tefekkür için başlık üzerinde düşünmeye devam etmek gerekecek galiba!
2013-11-14 12:30:29
  • Ziyaret: 33312
  • (Suanki Oy 0.0/5 Yildiz) Toplam Oy: 0
  • 0 0