ABD'de bir camiye ilk defa mahya asılacak Merter Platformu Yüzlerce Kütüphane Oluşturma Hedefi Koydu ABD'de öldürülen 3 Müslüman genç defnedildi Neden susuyorsun Cinayetin nedeni "park sorunu"ndan fazlası Katar: Hamas bir terör örgütü değil Gazze'de İsrail karşıtı gösteri İranlı Sünni Alim: Sünnileri devrim kutlamalarına katılmaya çağırdı Görmez: Camilerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz Hasan El Benna'nın torunu: Teslim etmeyin idam edecekler Ahmedinejad: Türkiye ve İran el ele vermesi gerekir ABD'de 3 Müslüman genç öldürüldü

Fatma Toksoy

Köşe Yazıları

Adalet önünde padişah da birdir vatandaş da

Fatih, İstanbul’u aldıktan sonra ilk iş olarak İstanbul’a bir hâkim ozamanki adıyla kadı atadı. . Fatih’in hocalarından biri, Bursa Müderrisi, gözünü budaktan sakınmayan, adaleti her zaman üstün tutan, aynı zamanda tasavvuf ehli bir mürşit olan Hızır Bey Çelebi, şehrin ilk kadısı olarak atandı. İhtiyaçlarını sağlaması amacıylada kendisine Kadıköy bölgesi verildi. Burası kadı’nın olduğu içinKadı’nın köyü manasında buraya Kadıköy denildiği rivayet edilmektedir. İşte bu Hızır Bey Çelebi, Üsküdar’da bulunan mahkemede padişahını yargıladı. Hem de kendini oraya atayan padişahını.

Fethin üzerinden yaklaşık on sene geçmişti. O dönemin mimarbaşısı Sinan Atik isimli (bazı kaynaklarda bu mimarın ismi Khristodoulos’dur.) )birRum’du. Fatih, bu mimarbaşısınıçağırıp iki mermer sütun göstererek bu sütunların boyunda büyük ve ihtişamlı bir cami yapmasını ve bu caminin kubbesinin Ayasofya’dan daha yüksek olmasını emretti. Mimarbaşı , "peki”der ve camiyi yapar. Ama Fatih’in gösterdiği mermer sütunlardan üçer arşın kestirip, kısaltarak. Caminin açılışına gelen Fatih, bir bakıyor ki sütunlar kısaltılmış, cami Ayasofya’dan küçük olmuş.Çok öfkelenir: "Kubbesi Ayasofya’dan daha büyük olsun. . . ” emrine neden uyulmadığını sorar. Mimar;"büyük bir depremde caminin yıkılacağından korktuğu için kubbesini Ayasofya’dan daha küçük yapmak zorunda kaldığını ve bu yüzden sütunları kestirdiğini” söyler. Bu savunmaya inanmayan Fatih, bunu mimarbaşının Rum olmasından dolayı kasıtlı olarak yaptığını, Ayasofya’nın üstünde bir bina inşa etmekten bilinçli olarak kaçındığınıdüşünerek kızıp: "Üç arşınlık sütunları kısaltan elleri kesile. ” diye emreder. Elleri kesilen mimar Fatih’i mahkemeye verir. İki taraf da mahkemeye gelir. Fatih mahkemeye gelince başköşeye oturmak için yönelir. Kadı Hızır Bey Çelebi müdahale eder:"Lütfen oturmayınız. Hukuk önünde davacınla eşit bir vaziyette ayakta bekleyiniz. ” der. Her iki taraf da savunmasını yapar. Kadı kararını verir: "Fatih Sultan Mehmed suçludur, kendisi de mimara uyguladığı cezayla yani elleri kesilerek cezalandırıla. ”

Böyle bir adaletli yargılanma beklemeyen mimar Atik Sinan kulaklarına inanamaz ve kadıya yalvararak şikâyetini geri çeker. Kadı, bunu göz önünde bulundurarak cezayı maddi tazminata çevirir ve mimara yüklü bir miktarda para verilmesine karar verir. . .

Evliya Çelebi`nin aktardığına göre, karardan sonra Fatih, kaftanından çıkardığı demir sopayı kadıya göstererek; "Eğer sen Allah`ın hükmünü uygulamayıp, elimi kesmeye beni mahkûm etmeseydin bununla başını paramparça ederdim"der. Kadı Hızır Bey Çelebi de sakladığı kamayı çıkararak: "Sen de benim hükmümü kabul etmeseydin, ben de bununla seni delik deşik ederdim" der.

Maneviyatı yüksek, Allah ve Kitabı’nın, Resûlünün yolundan yürüyen, vicdanlı, merhametli, adaletli padişah veyaidarecilerin yönettiği toplumlar özgür, demokratik, mutlu toplumlardır. Böyle idarecilerin yönetimindeki toplumlarda da suçlu yönetici de olsa yargılanabilir. Yani memleketin başında olmak, bu durumda ayrıcalık değildir. İşte Osmanlı böyleydi. İsterseniz Padişah olmasınarağmen ayrıcalık talep etmeyen Fatih ve kendisini hâkimlik makamına getiren padişahını gözünü kırpmadan yargılayıp, cezalandıran Kadı Hızır bey Çelebi ile günümüzde padişah olmadıkları halde padişah gibi davranıp, padişahtan daha ayrıcalıklı olanları bir karşılaştıralım. Ne dersiniz?

Bu günFatih’in yargılandığı bu mahkeme Üsküdar’da. Evet, yanlış duymadınız Üsküdar’da "Fatih'in Mahkemesi” ismiyle ziyarete açıldı. Üsküdar Belediyesi ve TOKİ işbirliği ile restore edilen bina, Üsküdar Hâkimiyet-i Milliye Caddesi üzerinde, Üsküdar Araştırmalar Merkezi olarak hizmet vermekte. Fatih’in yargılandığı yer müze olarak düzenlenmiş. Yolunuz Üsküdar’a düştüğünde bu olayı hatırlayıp o günleri yâd etmeye ne dersiniz?

KAYNAKLAR:

-Tokatlı, Buğra, "Fatih: İlk Büyük Topçu”, Popüler Tarih, sy.33, İstanbul 2003, ss.56-59

 


2012-12-23 00:07:03
Okunma Sayısı: 28757
Yasal Uyarı: Alem-i İslam yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Yazarın Önceki Yazıları: