ABD'de bir camiye ilk defa mahya asılacak Merter Platformu Yüzlerce Kütüphane Oluşturma Hedefi Koydu ABD'de öldürülen 3 Müslüman genç defnedildi Neden susuyorsun Cinayetin nedeni "park sorunu"ndan fazlası Katar: Hamas bir terör örgütü değil Gazze'de İsrail karşıtı gösteri İranlı Sünni Alim: Sünnileri devrim kutlamalarına katılmaya çağırdı Görmez: Camilerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz Hasan El Benna'nın torunu: Teslim etmeyin idam edecekler Ahmedinejad: Türkiye ve İran el ele vermesi gerekir ABD'de 3 Müslüman genç öldürüldü

Mustafa Özcan

Köşe Yazıları

Yeni bir siftah yapmak

Amerikan seçimlerini ikinci (ve son) defa Obama kazandı ve Amerikan anayasasına göre üçüncü defa aday olamayacak. Bundan dolayı İsrail ile göbek bağı kesildi. Üçüncü defa kazanmak için İsrail'in veya Yahudilerin desteğine ihtiyacı yok. Dolayısıyla ikinci döneminde hakiki yüzünü ve icraatını ortaya koyabilir. Carter ABD'de başkanlar dahil kimsenin İsrail'e kariyerini çiğnemek pahasına kolay kolay hayır diyemeyeceğini ve hayır diyenin siyasi kariyerine veda etmesi gerekebileceğini söylemiştir. 

Bununla birlikte, Yahudiler geleneksel olarak Demokrat Parti'yi tercih etse de bu defa Karzai ile birlikte Netanyahu'nun favorisi Obama değildi. İsrail'in muhalefetine rağmen Obama kazandı. Hem de açık olarak. Bu da gösteriyor ki, artık Amerikan seçimlerinde İsrail lobisinin abartılı etkisi veya İsrail efsanesi veya tekeli kırıldı. Amerikan seçimleri üzerine vesayetleri veya tekelleri zayıfladı. 

Obama en azından İran'a saldırı konusunda İsrail'in telkinlerine karşı durdu ve hayır diyebildi. İsrail yönetimi Romney'i tercih etse bile Obama ile köprüleri tamamen attılar mı? Obama'nın eski Beyaz Saray Müsteşarı olan Chicago Belediye Başkanı Rahm Israel Emanuel, seçimlerden önce yaptığı değerlendirmede Obama'nın İsrail'in dostu olduğunu vurgulamıştır. Bu elbette doğru olabilir lakin dostluktan dostluğa da fark vardır. Şüphesiz Obama'nın Müslümanlarla bir kan bağı var. Bununla birlikte Obama ailesi Amerikan eritme potasının (The Melting Pot) bir ürünüdür ve Obama ailesinin bazı fertlerinin Yahudilerle de kan bağına sahip olduğu ifade edilmektedir. Bununla birlikte önemli olan Obama'nın ne hissettiğidir, anlayışı ve kararlılığıdır.


İkinci dönemi gerçek kişiliğini ve kapasitesini ortaya koyacaktır. Beklenen ve umulan İslam dünyasıyla uzlaşma vetiresine devam etmesidir. 2009 itibarıyla Kahire gibi başkentler üzerinden gerçekleştirdiği açılımın gerisi bir türlü gelmemiştir. İkinci döneminde bu başlattığı vetire ve süreci tamamlamalıdır. Böylece İslam dünyası ile ABD arasındaki ilişkileri normalleştirebilir. Elbette Obama'nın bunu yapma kapasitesi Romney ile karşılaştırıldığında yüksek bir seviyede seyretmektedir. Yine de bunu Obama'nın davranışları belirleyecektir. Öncelikli olarak İslam dünyasında sivilleri katleden insansız hava araçlarını kullanmayı durdurmalı en azından sınırlandırmalıdır. Ömer Abdurrahman gibi mazlumları Mısır'a iade etmelidir.

İsrail ile ilişkileri İsrail çıkarları veya onun etkisinde olan Amerikan kurumları zaviyesinden değil Amerikan halkı zaviyesinden değerlendirmelidir. Bu hususta birinci derecede ilkeleri ve adaleti gözetmelidir. İngiliz gazeteci Robert Fısk seçimler öncesinde dikkat çekici bir makale kaleme almıştır. 'Kim Kazanırsa Kazansın, Amerika'nın Arap Dünyasıyla İlişkileri Değişecek' başlıklı makalesi gerçeklerin bir ürünüdür. Fısk konusunda kaygılarım ve şüphelerim olsa da bu makalesi yerindedir. Makalesinin girizgahında şunları yazmaktadır :" Geçen hafta Obama ve Romney'in İsrail'e sevgi gösterisinin ardından Araplar bu iki adamdan hangisinin Ortadoğu için en iyisi olacağına yavaşça karar verdiler. Görünen o ki, Barack Obama onların adamıdır; ama problem -her zaman olduğu gibi- üzücü, içler acısı ve acımasızca ortadadır, bu en ufak bir fark oluşturmayacaktır..." Fark olup olmayacağını zamanla göreceğiz. Benim umudum ve temennim ve beklentim farkın oluşmasıdır. Zira Obama'nın tarzı uzlaşmacı bir tarzdır ve üçüncü defa aday olmayacağı için bir mazereti de kalmamıştır. Gerçek yüzünü göstermesini bekliyoruz.

Obama Bush'ların açtığı yaraları saramamış ve kapatamamıştır. İki dünya arasına giren Bush enkazı kaldırılamamıştır. Dünya bu enkazın kaldırılmasını bekliyor. Zira Bush dünyanın baş baltacısı ve gangasteriydi. 11 Eylül ile birlikte bütün dünyayı bir sıkı yönetim atmosferine sokmuştu. Bundan dolayı Obama'nın kazanmasını bütün dünya coşku ile karşıladı. Bu yapmacık değil gerçek bir coşku. Kimileri Romney kazansa da dünyanın aynı tebrikleri esirgemeyeceğini ve ' kral öldü, yaşasın kral! 'diyeceğini varsaymaktadır. Ben buna katılmıyorum. Bush'ların dünyaya bedeli ağır olmuştur. Bundan dolayı da gölgesi gibi Bush'ları izleyeceği tasavvur edilen Romney bütün dünya tarafından soğuk karşılanmıştır. Tutukluğu nedeniyle Obama da dünya ve İslam dünyası nezdinde ilk dönemindeki revnaklığını kaybetmiştir. İcraatlarıyla bu algıyı izale edebilir de pekiştirebilir de. Zerdari'nin Washington'daki adamı ve Pakistan eski Sefiri Huseyin Hakkani de seçimlerden önce The Washington Post'ta yazdığı ' Why the U.S. needs Muslim allies/ Neden ABD'nin Müslüman ortaklara ihtiyacı var?' başlıklı yazısında Obama'nın birinci döneminde İslam dünyasında yeni ortaklar edinemediğini ifade etmiştir. Eski ortaklardan bir kısmı da Arap Baharı ile birlikte bertaraf olmuştur. ABD İslam dünyasına ulaşamıyor. Bush gönülleri ve zihinleri fethetmek (!)için kamuoyu diplomasisi atakları başlatmıştı. Hiçbir faydası olmadı. Fiili politikalar değişmedikçe faydası da olmayacaktır. Obama da sözde değil özde değişmedikçe ve adaletin yolunu bulamadıkça Müslümanların gönünle giremeyecektir.

ABD'nin bekası İslam dünyasıyla ilişkilerine, yok olması da İsrail'le ilişkilerinin geleceğine bağlıdır.


2012-11-09 01:44:13
Okunma Sayısı: 11970
Yasal Uyarı: Alem-i İslam yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Yazarın Önceki Yazıları: